Monthly Archives: Ocak 2012

Midenin hazım süreci..

Birinci hazım devam ederken yenen ufacık bir lokma dahi midenin hazım sürecini bozar. O yediğiniz lokma, önceki yemekle karıştığında hazmolunamayacağından mayalanmaya ve çürümeye bırakılır. Önceki yemeği de bozup çürüterek midede ekşimeye, yanmaya, gaz ve şişkinlik yapmaya neden olur.
Esasında insan dikkat edebilse, neyin midesini bozduğunu, yanma yahut ekşimenin nereden kaynaklandığını bilir. Ama insanlar yeme içme konusuna kafa yormadıkları için bunu düşünmezler. Oysa arabalarına koydukları yakıtın iyi mi kötü mü olduğu, motora uygun olup olmadığım hemen herkes bilir. O yüzden de arabasının huyunu öğrenmiş olan bir sürücü, her servisin yakıtını kullanmaz. Belli bir markası vardır, onu arar. Halbuki o da benzindir o da benzin ama bilen bilir ki durum hiç de göründüğü gibi değildir.
Daha sonraki sayfalarda size mizaçlara göre gıdaların bir tasnifini vereceğim. Neden gıda seçiminin en az arabamzın yakıt seçimi kadar önemli olduğunu fark edeceksiniz.
Üstelik çoÄŸumuz bir sonraki öğünü, daha birinci hazmı tamamlamadan yeriz, insanın bir sonraki öğünü yeme zamanı, gerçek anlamda, yediÄŸimiz gıdaların hücrelerde kullanılması süreci olan üçüncü hazımdan sonra olmalıdır. Fakat insanlar o kadar sabırlı Olmadıkları için hâzık hekimler "Bari birinci hazmın tamamlanmasını bekleyin…" demiÅŸler ki o da en az evet en az (gıdamn cinsine göre deÄŸiÅŸmekle beraber) 2-3 saattir.
Continue reading →

Posted in: Genel
Tagged: , ,

Düjmanı Düjmana Kırdıran Sistem

Vücudumuzda bizimle birlikte yaÅŸayan, ancak hastalan-mamıza neden olmayan baÅŸka mikro organizmalar da vardır. Hatta sadece bağırsak sistemi içinde varlığım sürdüren 200’e yakın bakteri çeÅŸidinin varlığı bugün artık biliniyor.
Peki, bize zarar vermeden vücudumuzda hayatlarını sür-düren bu mikro organizmaların varlık amacı nedir?
Mikropların vücuda yaptığı saldırılarının her aşamasında onları bekleyen vücut koruyucuları vardır. Bu koruyucular insan bedeni için özel olarak yaratılmışlardır, tasarlanmışlardırza ta
Bu sorunun cevabı, esasında dünyamızın tabiatında saklıdır. Toprağı bir düşünün, Cenab-ı Hak onu nasıl da deÄŸiÅŸik haÅŸerat ile zenginleÅŸtirmiÅŸtir. Mesela solucan, kannca ve böcekler…
Continue reading →

Posted in: Genel
Tagged: , , ,

Vücudumuzdaki "sessiz" iltihap

Şeker hastası ve fazla kilolu kişilerin vücudunda bir enflamasyon (yangı) vardır. Bu sessiz iltihabın damar sertliği ve kalp hastalığının "kadim dostu" olduğunu hatırlattıktan sonra nedenine inelim: Yüksek oranda hızla sindirilen karbonhidratlı gıdalara yönelmek yangınızı artıracaktır. "Belirtileri nedir?" diye soracak olursanız doktorunuzun yanıtı "Kandaki insülin ile CRP adlı proteinin artması" olacaktır. 
41 aşırı kilolu kiÅŸiye 10 hafta boyunca "tatlı kürü" uygulayan bilimadamları sonuçları söyle açıklıyor: "Sukroz (masa ÅŸekeri) kullanan kiÅŸilerin CRP düzeyinde yüzde 6 artış oldu, tatlandırıcı alanların kanındaki CRP adlı protein yüzde 26 azaldı…" Bu bulgular, doÄŸru beslenmenin ne denli önemli olduÄŸunu ortaya koyuyor.

Lif ve diÄŸer besinler açısından zengin gıdalar olan "Tam Tahıllar"ın Glisemik İndeks miktarı düşüktür. Bü yüzden, kandaki CRP’yi düşüren tam tahılları tercih edenler için kalp-damar ve ÅŸeker hastalığı riski daha azdır. Unutmayınız ki, gıdadaki lif oranı azaldıkça anılan rahatsızlıklar artar.
Continue reading →

Posted in: Genel
Tagged: , ,

Portakal ve turunçgiller

ÂTıp, henüz ilaç olarak kullanılmasına izin vermedi ama portakal ve diğer turunçgillerin kabuğundaki Limoneriin kanser düşmanı olduğuna şüphe yok. Portakalın ayrıca sahip olduğu Hesperidin ve Pektin adlı maddeleriyle kalp-damar ve şeker hastalıklarıyla, beyin kanaması için de şifa olduğunu söyleyebiliriz. Limonen portakaldan başka, mandalina, limon ve greyfurt kabuğunda da bol miktarda bulunur. Yalnız bu madde, meyvenin göbeğinde değil, kabuğunun altındaki beyaz kısımdadır. Likopeni fazla olduğundan greyfurtun pembesi daha makbul. Ama tansiyon ve kolesterol ilacı kullananlar greyfurt yememeli. Çünkü bu meyve ilaçların etkisini azaltıyor. Ancak portakal, limon veya mandalinanın sakıncası yok. Son olarak, size portakalla ilgili bir doktor tavsiyesinde bulunalım: "Mutlaka her gün bir tane yiyin."

Posted in: Genel
Tagged: ,

E VİTAMİNİ

YaÄŸların oksitlenmesini önler ve kromozom hasarını azaltır. E vitamininin kanser, kalp-da¬mar hastalıklarıyla iltihabi rahatsızlıklar ve retina geliÅŸimi üzerinde olumlu etkilere sahip olduÄŸunu ayrıca katarakta, yaÅŸlanmaya ve Alzheimer’e karşı ko¬ruyucu özellikler taşıdığını hatırlatalım. E vitamininin Gama tokoferol türü de prostat kanserine karşı yararlıdır…

Posted in: Genel
Tagged:

D VİTAMİNİ

Antioksidan etki gösterir. Cilt pigmantasyonunda (renklenme) büyük yararı var. Haftada üç kez 10-15 dakika güneşlenerek bu ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.Yalnız fazlası, zararlı olduğundan yeterli dozda alınmalı. Osteoporoz (kemik erimesi) Multipl Skleroz (beyin ve sinir hastalığı) ve hiper- tansiyonlularda faydalı. D vitamininin tümör büyümesini engelleyici etkisi olduğu biliniyor. Bir not daha; kanser hastalarında D vitamini düzeyi kontrol edilmeli. Eğer ihtiyaç duyuyorlarsa takviye edilmeli.

Posted in: Genel
Tagged: ,

YETMEZLİĞİNDE NELER OLUR?

O Yorgunluk.
o Halsizlik.
o Bulantı.
o Kabızlık.
Continue reading →

Posted in: Genel
Tagged: , ,

* YARPUZ – M. Pulegium:

Şifası: Baş ağrısında lâpası konur. Zehirli hayvan ısırmalarında
kaynatılır içilirse şifası görülür. Sirke ile kaynatılır lâpası dalağın üzerine bağlanırsa, hastalığını giderir. Suyu içilirse rahimdeki ölü çocuğu düşü¬rür. Suyu bal ve birazcık tuz ile içilirse, midede bulunan ahlatı gidererek sevdevî hastalıkları izale eder. Kurusu yakılır elde edilen kül ile dişlerin dipleri ovulursa, dişleri muhkem kılar.
* Yarpuz, salata gibi yenirse iştahı açar, mide zafiyetine karşı iyi
gelir.
Continue reading →

Posted in: Genel

★ ÖRDEK:

★ Ördek yağı ile romatizmalı uzuvlar ve mafsallara masaj yapılır, yanıklara karşı da sürülür.

★ Yağı, cilde sürülürse güzellik verir.

Continue reading →

Posted in: Genel
Tagged:

Kabağın Şifa verdiği hastalıklar

Böbrek zafiyeti: Tuzsuz kabak çekirdeği yenir. Bağırsak iltihabı: Pişmiş kabak yenir. Kalp rahatsızlığı: Kabak yemek faydalıdır. Uykusuzluk: Kabak yenmeli. Şeker hastalığı: Kabak yenirse faydası görülür.
Kabızlıkta: Sabahları aç karnına birer bardak kabak suyu içilir. İltihaplı yaralarda: Kabak çekirdeği lâpa haline getirilir, yara üzerine tatbik edilir.
Bağırsak kurtlarında: Elli gram kabak çekirdeği toz yapılır, bir bardak süte karıştırılır ve aç karına içilir. Buna üç gün devam edilerek kuvvetli müshil içilir.
Cinsel güçsüzlükte: Toz haline getirilmiş kabak çekirdeği, şekere karıştırılarak akşamları üçer kaşık yutulur.
Continue reading →

Posted in: Genel
Tagged: , , ,