<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fall Brooke</title>
	<atom:link href="http://www.fallbrooke.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fallbrooke.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2012 03:47:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.4</generator>
		<item>
		<title>Sahte bal&#8230;</title>
		<link>http://www.fallbrooke.com/sahte-bal</link>
		<comments>http://www.fallbrooke.com/sahte-bal#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 03:47:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[bal...]]></category>
		<category><![CDATA[Sahte]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Sahte bal ise içinde doğal özler bulunmadığı için kristalleşmez. Normalde bal, oda sıcaklığında güneş görmeyen yerde saklanmalıdır. Buzdolabına konulup çıkarılan gerçek balın yüzeyinde sulanma olmaz, ancak sahtesinde olur. Eski usul gerçek ballar, buzdolabında donar. Türkiye, yılda yaklaşık 65-70 bin ton bal üretiyor. Hâlbuki ülkede bulunan 12 binden fazla bitki türünün çoğunluğu polenli ve nektarlı. Aynı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Sahte bal ise içinde doğal özler bulunmadığı için kristalleşmez. Normalde bal, oda sıcaklığında güneş görmeyen yerde saklanmalıdır. Buzdolabına konulup çıkarılan gerçek balın yüzeyinde sulanma olmaz, ancak sahtesinde olur. Eski usul gerçek ballar, buzdolabında donar.<br />
Türkiye, yılda yaklaşık 65-70 bin ton bal üretiyor. Hâlbuki ülkede bulunan 12 binden fazla bitki türünün çoğunluğu polenli ve nektarlı. Aynı zamanda yedi iklim türünü yaşayan Türkiye&rsquo;de, balcılığa yeterli önem verilmediği için istenilen seviyede değiliz. Tema Vakfı&rsquo;nın yayınladığı Türkiye Arıcılığındaki Tehlikeler adlı kitapta, &quot;Elde edilen bal, bal ansının bitkilerden toplayarak ürettiği bal mı, yoksa şeker pancarı şekeri yedirilerek üretilen bal mı olduğunu tespit edebilecek bir laboratuvar maalesef Türkiye&rsquo;de yok&quot;  deniliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fallbrooke.com/sahte-bal/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker akça ağacı</title>
		<link>http://www.fallbrooke.com/seker-akca-agaci</link>
		<comments>http://www.fallbrooke.com/seker-akca-agaci#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 09:08:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[akça]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Şeker akça ağacı Şeker akça ağacı (Acer saccharum), genellikle mobilyacılıkta kullanılan ağaçlardan biridir. Akça ağaçların boylan 37 metreye kadar ulaşabiliyor. Kuzey Amerikada yüzyıllardır, şeker akçaağacından şeker üretimi yapılır. Hem rafine edilmiş toz şeklinde, hem de şurup halinde rafine edilmiş şeker piyasada bulunabiliyor. Akça ağaç şekeri de, meyvelerdeki tabiî fruktozdandır. Beyaz toz şekerden, iki kat daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Şeker akça ağacı<br />
 Şeker akça ağacı (Acer saccharum), genellikle mobilyacılıkta kullanılan ağaçlardan biridir. Akça ağaçların boylan 37 metreye kadar ulaşabiliyor.<br />
 Kuzey Amerikada yüzyıllardır, şeker akçaağacından şeker üretimi yapılır. Hem rafine edilmiş toz şeklinde, hem de şurup halinde rafine edilmiş şeker piyasada bulunabiliyor. Akça ağaç şekeri de, meyvelerdeki tabiî fruktozdandır. Beyaz toz şekerden, iki kat daha tatlıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fallbrooke.com/seker-akca-agaci/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bitkisel ürünler olarak depo edilirler.</title>
		<link>http://www.fallbrooke.com/bitkisel-urunler-olarak-depo-edilirler</link>
		<comments>http://www.fallbrooke.com/bitkisel-urunler-olarak-depo-edilirler#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 08:12:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkisel]]></category>
		<category><![CDATA[depo]]></category>
		<category><![CDATA[edilirler.]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Besinlerin tümünü tüketmezler. Geriye kalan kısmı, bitkilerdeki çeşitli mekanizmalar ve kalburlu boru adı verilen iletim sistemi ile canlının diğer organ ve bölümlerine taşınırlar. Geriye kalan maddeler, bitkilerde ya doğrudan doğruya şeker halinde veya nişasta, yağ, protein, selüloz, pektin gibi çeşitli sekonder bitkisel ürünler olarak depo edilirler. Bitkilerde depo edilen ürünler niteliklerine göre; şekerler, nişastalar, yağlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Besinlerin tümünü tüketmezler. Geriye kalan kısmı, bitkilerdeki çeşitli mekanizmalar ve kalburlu boru adı verilen iletim sistemi ile canlının diğer organ ve bölümlerine taşınırlar. Geriye kalan maddeler, bitkilerde ya doğrudan doğruya şeker halinde veya nişasta, yağ, protein, selüloz, pektin gibi çeşitli sekonder bitkisel ürünler olarak depo edilirler.<br />
 Bitkilerde depo edilen ürünler niteliklerine göre; şekerler, nişastalar, yağlar ve azotlu maddeler olmak üzere dörde ayrılırlar. Bitkilerdeki bu şekerlerin çoğu, bir, iki şeker molekülüne sahip olan sakkaroz&rsquo; olarak isimlendirilir. Diğer meyvelerde ise fruktoz&rsquo; adı verilen meyve şekeri mevcuttur. Üzümde de &rsquo;üzüm şekeri&rsquo; olarak isimlendirilen glikoz deposu vardır.&quot;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fallbrooke.com/bitkisel-urunler-olarak-depo-edilirler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yiyeceklerinin bozulup kokması</title>
		<link>http://www.fallbrooke.com/yiyeceklerinin-bozulup-kokmasi</link>
		<comments>http://www.fallbrooke.com/yiyeceklerinin-bozulup-kokmasi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 09:36:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[bozulup]]></category>
		<category><![CDATA[kokması]]></category>
		<category><![CDATA[Yiyeceklerinin]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Allah&#8217;ın nimetini değiştirirse, şüphesiz Allah&#8217;ın cezası pek şiddetlidirayetindeki İsrailoğulları&#8217;na (Yahudilere) yönelik işaret son derece düşündürücüdür. Çünkü günümüzde, tohum/bitki ve diğer canlıların genetik yapısını değiştiren firmaların neredeyse tamamına yakını, Yahudi ve Siyonist ailelere aittir. Bu veri ile Hz. Peygamber&#8217;in (s.a.v.) Ebu Hureyreden (r.a.) rivayet olunan, &#34;Eğer Beni İsrail olmasa idi, yemek bozulmayacak, et de kokmayacaktı&#8230;&#34;m hadis-i [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Allah&rsquo;ın nimetini değiştirirse, şüphesiz Allah&rsquo;ın cezası pek şiddetlidirayetindeki İsrailoğulları&rsquo;na (Yahudilere) yönelik işaret son derece düşündürücüdür. Çünkü günümüzde, tohum/bitki ve diğer canlıların genetik yapısını değiştiren firmaların neredeyse tamamına yakını, Yahudi ve Siyonist ailelere aittir.  Bu veri ile Hz. Peygamber&rsquo;in (s.a.v.) Ebu Hureyreden (r.a.) rivayet olunan, &quot;Eğer Beni İsrail olmasa idi, yemek bozulmayacak, et de kokmayacaktı&#8230;&quot;m hadis-i şeriflerinin örtüşmesi de oldukça manidardır.<br />
 Katâde&rsquo;nin bu hadis-i şerifle ilgili beyanına göre, İsrailoğulları&rsquo;na her gün sabahtan akşama kadar gökten bıldırcın kuşu ve kudret helvası&rsquo;0&quot; ikram edilirdi. Kendilerine verilen emir mucibince; bunlardan yalnız günlük ihtiyaçlarını alır, cuma ile cumartesi günlerinin nafakasını da biriktirirlerdi. Fazla bir şey biriktirirlerse bozulur, kokardı. İşte yiyeceklerinin bozulup kokması bundan kalmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fallbrooke.com/yiyeceklerinin-bozulup-kokmasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı gıdaya erişebilmek.</title>
		<link>http://www.fallbrooke.com/saglikli-gidaya-erisebilmek</link>
		<comments>http://www.fallbrooke.com/saglikli-gidaya-erisebilmek#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 08:14:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[erişebilmek.]]></category>
		<category><![CDATA[gıdaya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Hadi çekinmeden söyleyin! Gerçekten rızık endişesi çekiyor musunuz, çekmiyor musunuz? Yoksa siz de &#8217;dünya nüfusu artarsa, insanlar açlıktan ölür&#8217; diyenlerden misiniz? Bakın ABD eski Başkanı Kennedy 1961&#8217;de ne demişti: &#34;Bütün depolarımız ağzına kadar ürünle dolu olduğu halde, her on Amerikalıdan birinin yeterli gıdası yok. Beslenme gereksinimlerinin üçte ikisine sahip değiller.&#34;2&#8217; Ya bugün? Aynı Amerika&#8217;da zenginlik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Hadi çekinmeden söyleyin! Gerçekten rızık endişesi çekiyor musunuz, çekmiyor musunuz? Yoksa siz de &rsquo;dünya nüfusu artarsa, insanlar açlıktan ölür&rsquo; diyenlerden misiniz? Bakın ABD eski Başkanı Kennedy 1961&rsquo;de ne demişti: &quot;Bütün depolarımız ağzına kadar ürünle dolu olduğu halde, her on Amerikalıdan birinin yeterli gıdası yok. Beslenme gereksinimlerinin üçte ikisine sahip değiller.&quot;2&rsquo; Ya bugün? Aynı Amerika&rsquo;da zenginlik onlarca kat artmış, buna mukabil yeterli sağlıklı gıdaya erişe bilen Amerikalıların sayısı, dünya ortalamasının çok altında. Dünyanın hayranlıkla izlediği ülkenin insanlarının hâli bu! Oysa bize bu sorunun Afrika&rsquo;da olduğunu söylemiyorlar mı? Neden acaba? Dünyada daha keşfedilmemiş sayısız nimet olduğu halde, Allah&rsquo;ın (c.c.) vaadini unutup, &rsquo;dünya şu kadar insanı besleyemez&rsquo; diye mi düşünüyorlar? Sahi gaybdan haber mi alıyorlar ya da Allah&rsquo;ın bu kadar insanı beslemeye güç yetiştiremeyeceği gibi sapkın bir düşünceye mi sahipler? Bu Allah&rsquo;a güvenmemek değilse nedir? &quot;Allah&rsquo;a karşı nasıl olur da nankörlük yaparsınız?&quot;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fallbrooke.com/saglikli-gidaya-erisebilmek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Süf Ürünleri</title>
		<link>http://www.fallbrooke.com/suf-urunleri</link>
		<comments>http://www.fallbrooke.com/suf-urunleri#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2012 09:10:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Süf]]></category>
		<category><![CDATA[Ürünleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Şifa Olanlar: A grupları için şifa sayılacak süt ürünü yoktur. Yenilebilenler (Gıda Olanlar): Peyaz peynir, keçi peyniri, kefir, mozerella ve dil peyniri, sade yağ, keçi sütü, şanti türleri yenilebilir süt ürünleridir. Zararlı Olanlar: Camember, çedar, edam, emmental, gouda, gravyer türü peynirler, krem peyniri, permesan peyniri, rokfor türü peynirler, kaymak (özellikle sanayi türü kaymak. Keçi sütünden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şifa Olanlar: A grupları için şifa sayılacak süt ürünü yoktur.</p>
<p>Yenilebilenler (Gıda Olanlar): Peyaz peynir, keçi peyniri, kefir, mozerella ve dil peyniri, sade yağ, keçi sütü, şanti türleri yenilebilir süt ürünleridir.</p>
<p><span id="more-191"></span>Zararlı Olanlar: Camember, çedar, edam, emmental, gouda, gravyer türü peynirler, krem peyniri, permesan peyniri, rokfor türü peynirler, kaymak (özellikle sanayi türü kaymak. Keçi sütünden yapılmış kaymak fazla zarar vermez), dondurma, (keçi sütünden yapılan ve koruyucu katkı içermeyen hariç), karışık sütlerden elde edilmiş tereyağı, turuncu renkli peynirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fallbrooke.com/suf-urunleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enzim yetersizliği nasıl fark edilir..</title>
		<link>http://www.fallbrooke.com/enzim-yetersizligi-nasil-fark-edilir</link>
		<comments>http://www.fallbrooke.com/enzim-yetersizligi-nasil-fark-edilir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 05:27:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[edilir..]]></category>
		<category><![CDATA[Enzim]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[yetersizliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Filtre bozulmuş ve damlama deliklerinden geçemeyecek atıklar da su ile birlikte sisteme girmişler. Eğer dikkatli olmaz, sık sık kontrol etmez ve tıkanıklıkları fark ettiğinizde tedbirinizi hızlıca almazsanız sistemin arızalandığını ancak meyve ağaçlarınız ku¬ruduğu zaman anlarsınız. En iyi en lezzetli ve en yararlı etler sırayla kuzu, oğlak ve buzağı etidir. Lezzet açısından kuzu ve oğlak, güç, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Filtre bozulmuş ve damlama deliklerinden geçemeyecek atıklar da su ile birlikte sisteme girmişler. Eğer dikkatli olmaz, sık sık kontrol etmez ve tıkanıklıkları fark ettiğinizde tedbirinizi hızlıca almazsanız sistemin arızalandığını ancak meyve ağaçlarınız ku¬ruduğu zaman anlarsınız.<br />
 En iyi en lezzetli ve en yararlı etler sırayla kuzu, oğlak ve buzağı etidir. Lezzet açısından kuzu ve oğlak, güç, kuvvet vermek açısından buzağı eti oğlak ve kuzudan evladır.<br />
Maalesef, vücudumuzdaki her bir hücremiz de kan damarları denilen şebekeden beslenen meyve ağaçları gibidir. Hücre içi enerji üretim mekanizmaları, kanla kendilerine taşınan gıdalarla beslenirler. Onlara ulaşan kılcal damarlar tıkandığında artık<br />
ölümle pençeleşmeye başlarlar. Her bir hücre, bu tür durumlar yaşadıklarında programlarını sürdürebilmek için kırk günlük stok bulundurur. O stoklar bittikten sonra kan hâlâ onlara besin taşımamaya devam ederse hücre yavaş yavaş ölmeye başlar. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fallbrooke.com/enzim-yetersizligi-nasil-fark-edilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enzim yetersizliği nasıl fark edilir..</title>
		<link>http://www.fallbrooke.com/enzim-yetersizligi-nasil-fark-edilir</link>
		<comments>http://www.fallbrooke.com/enzim-yetersizligi-nasil-fark-edilir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 05:18:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Filtre bozulmuş ve damlama deliklerinden geçemeyecek atıklar da su ile birlikte sisteme girmişler. Eğer dikkatli olmaz, sık sık kontrol etmez ve tıkanıklıkları fark ettiğinizde tedbirinizi hızlıca almazsanız sistemin arızalandığını ancak meyve ağaçlarınız ku¬ruduğu zaman anlarsınız. En iyi en lezzetli ve en yararlı etler sırayla kuzu, oğlak ve buzağı etidir. Lezzet açısından kuzu ve oğlak, güç, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Filtre bozulmuş ve damlama deliklerinden geçemeyecek atıklar da su ile birlikte sisteme girmişler. Eğer dikkatli olmaz, sık sık kontrol etmez ve tıkanıklıkları fark ettiğinizde tedbirinizi hızlıca almazsanız sistemin arızalandığını ancak meyve ağaçlarınız ku¬ruduğu zaman anlarsınız.<br />
 En iyi en lezzetli ve en yararlı etler sırayla kuzu, oğlak ve buzağı etidir. Lezzet açısından kuzu ve oğlak, güç, kuvvet vermek açısından buzağı eti oğlak ve kuzudan evladır.<br />
Maalesef, vücudumuzdaki her bir hücremiz de kan damarları denilen şebekeden beslenen meyve ağaçları gibidir. Hücre içi enerji üretim mekanizmaları, kanla kendilerine taşınan gıdalarla beslenirler. Onlara ulaşan kılcal damarlar tıkandığında artık<br />
ölümle pençeleşmeye başlarlar. Her bir hücre, bu tür durumlar yaşadıklarında programlarını sürdürebilmek için kırk günlük stok bulundurur. O stoklar bittikten sonra kan hâlâ onlara besin taşımamaya devam ederse hücre yavaş yavaş ölmeye başlar. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fallbrooke.com/enzim-yetersizligi-nasil-fark-edilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kokuların Evlenmedeki Rolü</title>
		<link>http://www.fallbrooke.com/kokularin-evlenmedeki-rolu</link>
		<comments>http://www.fallbrooke.com/kokularin-evlenmedeki-rolu#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 07:50:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlenmedeki]]></category>
		<category><![CDATA[Kokuların]]></category>
		<category><![CDATA[Rolü]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Zaman zaman yeni evlenecek çiftlere bu konuyu açıyorum: &#34;Sizi birbirinize çeken, yani; bir yığın başka alternatif varken birbirinizi tercih etmenize sebep olan sırrı kaybetmeyin. ..&#34; tavsiyesinde bulunuyorum. &#34;Kokunuzu değiştirmezseniz, yaşlandığınızda da en az bugünkü kadar ve hatta daha fazla birbirinizi seversiniz.&#34; diyorum. Evet, gerçekten bir genç kız, kendisini asla terk etme¬yecek biri tarafmdan sevilmesini istiyorsa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zaman zaman yeni evlenecek çiftlere bu konuyu açıyorum: &quot;Sizi birbirinize çeken, yani; bir yığın başka alternatif varken birbirinizi tercih etmenize sebep olan sırrı kaybetmeyin. ..&quot; tavsiyesinde bulunuyorum. &quot;Kokunuzu değiştirmezseniz, yaşlandığınızda da en az bugünkü kadar ve hatta daha fazla birbirinizi seversiniz.&quot; diyorum.<br />
Evet, gerçekten bir genç kız, kendisini asla terk etme¬yecek biri tarafmdan sevilmesini istiyorsa yalnızca kendi <br />
özgün kokusunu yaymayı sürdürmeli. Ta ki gerçekten o kokuyu sevecek olan müşterisi gelsin. Siz kokunuzu bozar, değiştirirseniz, o kokuyu seven müşteriler gelir ama onlar genellikle size sıkıntı verirler. Çünkü onlar gerçek bağlılarınız/bağımlılarınız olamazlar.<br />
Siz kendiniz kaldıkça, sade ve düzgün yaşadıkça kokunuz da kendinize özgü kalır. O özgün kokunuzun gerçekten etkilediği insan gelip sizi bulur. Siz ya da muhatabınız yaydığınız o kokunuzu bozup değiştirmedikçe yaşadığınız olaylar, sıkıntılar ve tasalar sizi birbirinizden ayıramaz.<br />
<span id="more-188"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fallbrooke.com/kokularin-evlenmedeki-rolu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cennette Gıdaların Atığı Yoktur</title>
		<link>http://www.fallbrooke.com/cennette-gidalarin-atigi-yoktur</link>
		<comments>http://www.fallbrooke.com/cennette-gidalarin-atigi-yoktur#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 04:42:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cennette]]></category>
		<category><![CDATA[Gıdaların]]></category>
		<category><![CDATA[Yoktur]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Bilindiği gibi cennette, insanın yediklerinden ve içtiklerinden sonra dışkı çıkarmasının olmayacağı haber verilmiş. İnsanlar bu durumu akıllarına sığdıramıyorlar. Oysa bunun örnekleri günümüzde uygulanmakta. İnsan hayatının bir safhası olan anne karnındaki yaşam buna güzel bir örnek. Esasında kullandığımız gıdaların posası olmasa ve vücut aldığım hakiki manada yakabiliyor olsa bu durum, dünya hayatında da gerçekleşebiliyor. Sözgelimi bugün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilindiği gibi cennette, insanın yediklerinden ve içtiklerinden sonra dışkı çıkarmasının olmayacağı haber verilmiş. İnsanlar bu durumu akıllarına sığdıramıyorlar. Oysa bunun örnekleri günümüzde uygulanmakta. İnsan hayatının bir safhası olan anne karnındaki yaşam buna güzel bir örnek. Esasında kullandığımız gıdaların posası olmasa ve vücut aldığım hakiki manada yakabiliyor olsa bu durum, dünya hayatında da gerçekleşebiliyor. Sözgelimi bugün bu tür gıdalar uzay araçları için kullanılmaktadır.<br />
Nitekim sağlıklı bir bünye ve sindirim sisteminin esasları tam belirlenmiş bir insana uygun gıdalar verildiğinde posa atımı, yüzde 60-70 oranmda azalır. Sık sık acıkıp da gerçekte ihtiyacı yokken yemesine gerek kalmaz.<br />
Fakat biz sindirim sistemimizin imkânlarım tam bilemediğimiz ve sindirim sistemimize uygun gıdalar yemediğimiz için vücut, yenilen birçok şeyi çürütüyor; bu haliyle barsaklara atıyor. Mide tarafından çürütülüp emilmek üzere bağırsaklara gönderilen besinler çok miktarda zehir ve asit içerdiği için bu asitler barsakların emme sistemini yakıyor, tahrip ediyor sağlıklı bir emilim gerçekleşmesini imkânsız kılıyor ve yavaşlıyor. Besinlerin bağırsakta bekleme süreci uzuyor. Daha bağırsaklardaki besinin emilimi tamamlanmadan yeni bir yemek yediğimiz için, bu kere sistem, mevcudu ya bağırsaklarda ve karaciğerde stokluyor ya da kullanmadan dışarı atıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fallbrooke.com/cennette-gidalarin-atigi-yoktur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

